|
8 - 12 Ekim
Cumhuriyetimizin kuruluşunun yetmiş sekiz, Osmanlı devletinin
kuruluşunun yedi yüz ve Türklerin Anadolu'yu yurt edinmelerinin
bininci yıl dönümünü kutladığımız bu yıllar bize Türk tarihinin en
önemli kurumu olan Ahiliği hatırlatmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti 75 yıl önce Osmanlı'dan devir aldığı yönetimi,
Osmanlı da 700 yıl önce Anadolu Selçuklu devletinden almıştı.
Anadolu Selçuklu devleti de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun bir
parçası olarak bu topraklarda yaklaşık bin yıl önce kurulmuştu.
Görüldüğü üzere 1000 yıldır Türkler Anadolu toprakları üzerinde
yaşamaktadır.
Ahilik
Türklerin tarihi
aslında bin yıl ile sınırlı değildir. Bilinen en eski insanlık
tarihine kadar uzanır. Oğuz Hanlığı, Uygur devleti, Göktürk devleti,
Hun devleti MÖ.. 4000 yıldan beri, devletini ve kültürünü
yaşatmaktadır. Dünyamızda bu süre içerisinde birçok devletler
kurulmuş, kültürler yaşamış, bunlardan birçoğu yıkılmış ve
kaybolmuşlardır. Türklerin altı bin yıldır tarih sahnesinde oluşunun
önemli bir sebebi kültür değerlerini korumalarından ileri gelir. Bu
kültür değerlerinin özü Ahilik Kültürü biçimine dönüştüğü XI.
yüzyıldan sonra yeni bir anlayışla devam eder.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu konu üzerinde hassasiyetle durmuş
ve Ahilik Vakfının tertip ettiği bir Şed Kuşanma töreninde Ahilikle
ilgili veciz bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmasında, "...Bin seneye
yakın bir zamandır Anadolu kıtasının sahipleriyiz. Bir büyük
medeniyetimizin olduğunu bu medeniyetin birbirinden güzel, birbirini
tesiri altında bırakmış hazinelerinin bulunduğunu biliyoruz. Öyle
olmasa zaten bu kadar uzun süre bu kıtaya hâkim olunamazdı..."
demiştir.
Tarih boyunca Türkler daima iyiyi güzeli aramışlar ve bulduklarında
da tereddüt etmeden almışlardır. Türklerin İslamiyet’e geçmeden
önceki kültür değerleri bile bugün birçok ülkede görülememektedir.
Tarihi araştırmalarda o dönemde insan haklarına saygı, kadının
toplumdaki saygın yeri, misafirperverlik, bir tehlikeye karşı birlik
oluşturmak, dayanışma, yardımlaşma gibi birçok insani değerlerin
bugünkü tabiri ile evrensel değerlerin mevcut olduğunu
görüyoruz.
Türkler bu değerler
ile mücehhez olarak çağın en yüksek medeniyetini kurmuşlardır.
Dünyada pek çok dinler, inançlar ile karşılaşan Türkler bazılarını
denemişler fakat kendilerine en uygun gelen İslam dinini kabul
etmişlerdir. Bu dini seçerken hiçbir zorlama, hiçbir baskı
yapılmamış kendi istekleri ile bu yüce dine geçmişlerdir.
Ahilik tüm bu değerleri kaynaştıran ve hayata geçirilmesini sağlayan
bir yeniliktir. Türklerin "Rönesans”ıdır. Ahilik anlayışı, toplumda
yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma
kurulmasını sağlamaktır.
|