|

Dünya Barış Günü
Gaziler Günü
İlköğretim Haftası
Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası)
Türk Dil Bayramı
Dünya Turizm Günü
Camiiler Haftası
Dünya Çocuk Günü
Dünya Hayvanları Koruma Günü
Dünya Mimarlık Günü
Uluslararası Öğretmenler Günü
Ahilik Haftası
Ankara'nın Başkent Oluşu
Dünya Konut Günü
Dünya Standartlar Günü
Dünya Gıda Günü
Standartlar Haftası
Birleşmiş Milletler Günü
Kızılay Haftası
Cumhuriyet Bayramı
Dünya Tasarruf Günü
Türk Harf Devrimi Haftası
Organ Nakli Haftası
Dünya Şehircilik Günü
Dünya Çocuk Kitapları Haftası
Atatürk'ün Ölüm Günü
Atatürk Haftası
Afet Eğitimi Hazırlık Günü
UNESCO'nun Kuruluş Günü
Çocuk Hakları Günü
Ağız ve Diş Sağlığı Haftası
Öğretmenler Günü
Dünya AIDS Günü
Mevlana Haftası
Dünya Özürlüler Günü
Kadın Hakları Günü
Vakıf Haftası
İnsan Hakları Haftası
Dünya Madenciler Günü
Dünya İnsan Hakları Günü
Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası
Dünya Kooperatifcilik Günü
Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi
Veremle Savaş Eğitimi Haftası
Enerji Tasarrufu Haftası
Gazeteciler Günü
Dünya Cüzzam Günü
Cüzzam Haftası
Dünya Gümrük Günü
Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı Kuruluş Günü
Sivil Savunma Günü
Deprem Haftası
Yeşilay Haftası
Dünya Kadınlar Günü
Bilim ve Teknoloji Haftası
İstiklâl Marşı'nın Kabulü
Tıp
Bayramı
Çanakkale Zaferi
Şehitler Günü
Yaşlılara Saygı Haftası
Uluslararası Irk Ayırımı İle Mücadele Günü
Orman Haftası
Dünya Su Günü
Dünya Meteoroloji Günü
Dünya Tiyatrolar Günü
Kütüphaneler Haftası
Kanserle Savaş Haftası
NATO Günü
Avukatlar Günü
Dünya Sağlık Günü
Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası
Sağlık Haftası
Polis Teşkikatı'nın Kuruluş Günü
Turizm Haftası
Kutlu Doğum Haftası
Ebeler Haftası
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Kardeşlik Haftası
Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası
İş Güvenliği Haftası
Avrupa Günü
Hıdrellez
Anneler Günü
Danıştay ve İdari Yargı Haftası
Sakatlar Haftası
Hemşireler Haftası
Dünya Eczacılık Günü
Hava Şehitlerini Anma Günü
Uluslararası Aile Günü
Aile Haftası
Müzeler Haftası
Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
Gençlik Haftası
İstanbul'un Fethi
Dünya Çevre Günü
Babalar Günü
Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Gün
|
|
Turizm bilincinin
geliştirilmesi ve bu alanda yaşanan gelişmelerin diğer ülkelere de
aktarılarak deneyimlerin paylaşılması amacıyla, Dünya Turizm Örgütü
(WTO)'nun önerisi üzerine Birleşmiş Milletler aldığı kararla, her
yılın 27 Eylül günü, "Dünya Turizm Günü" olarak kutlanıyor.
Dünya Turizm Günü dolayısıyla Türkiye'nin genel durumuna
baktığımızda ortaya çıkan tabloda gördüğümüz en önemli gelişme
şudur: Türkiye'de uzun yıllar bir özlem olarak dile getirilen
"Turizmin 12 aya yayılması" bugün artık slogan olmaktan çıkıp hızla
gerçekleşme yolunda gelişiyor.
Türkiye'de turizm faaliyeti belirli dönemlere sıkışmış olmaktan
çıkıp yıl geneline yayılmaya başlaması önemli bir gelişmedir. Şimdi
özellikle güneyde kış döneminde de açık olan, bir başka deyimle 12
ay çalışan tesis sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor. Türkiye
genelinde daha önce 22-24 hafta olarak yaşanan turizm yoğunluğu
şimdi farklı doluluk ve yoğunlukta olmakla beraber 40 haftanın
üzerine çıktı. Sezon olarak tanımlamak gerekirse süre 24 haftadan 40
haftaya çıkıyor.
Türkiye'nin 12 ay turizm yapılabilir ülke haline gelmesi ne kadar
önemliyse, bunun nasıl gerçekleştiğinin doğru anlaşılması da o kadar
önemli ve gereklidir.
Bu noktaya gelişin hangi araç ve ürünlerle gerçekleştiğinin doğru
anlaşılması, sürecin bundan sonrasının yönlendirilmesi açısından da
gereklidir. Türkiye'nin 12 ay turizm yapılabilen, dolayısıyla yıl
boyunca açık kalan tesis sayısı her yıl biraz daha artan duruma
gelmesinde rol oynayan etmenlerden bir ikisine burada dikkat çekmek
istiyoruz.
Türkiye'nin 12 ay turizm yapılabilen duruma gelmesinde, zaman zaman
dudak bükülen,hatta yer yer karşı çıkılan "Herşey dahil" sisteminin
önemli bir rolü olmuştur. Türkiye'nin 12 ay turizm yapılabilir ülke
durumuna gelmesinde rol oynayan bir diğer unsur da yine sık sık
eleştiri konusu edilen, kış aylarında ucuz fiyatlarla yapılan
shopping (Alışveriş) turlarıdır.
Gerçekte "Herşey dahil" "Shopping turları" gibi uygulama ve ürünler
Türkiye'nin zaafı değil gücüdür. Zira Türkiye bir yandan o çok
eleştirilen "Ucuzcu"lara hitap edebilecek ürün ve olanaklara sahip
iken aynı anda geceliği 2.500 dolara satılabilen tesislerden oluşan
paketleri hazırlayabilecek kadar zengin bir potansiyele sahiptir.
Bu noktada 250-300 dolara satılan turları ucuzculuğa örnek
gösterenlere sormak gerekir: Kış ortasında Almanya, Avusturya,
Hollanda hatta şimdi artık Rusya'nın ta bir ucundaki kişiyi evinden
çıkartıp tatile götürebilmek için başka ne yapabilirsiniz? Fiyat
unsurunu kullanarak pazara hareketlendirmek ekonomi kurallarına
aykırı olmadığı gibi sonuçları itibariyle doğruluğu pratikte de
görülmüş bir uygulamadır.
Unutmamak gerekir ki; Türkiye'nin bugün 12 ay turizm yapılan ülke
yolunda hızla ilerlemesi bu araç ve ürünler sayesinde olmuştur.
Bunlar Türkiye'nin şansıdır. Türkiye üst gelir grubuna mensup
kitleyi çekebilmek için daha az harcayan ama büyük kitleyi oluşturan
kesimden vazgeçmek zorunda değildir. Çünkü Türkiye, turizmde çok az
başka ülkeye nasip olabilecek zengin bir potansiyele sahiptir. Daha
da önemlisi Türkiye sahip olduğu potansiyelinin henüz çok az bir
bölümün kullanarak bu noktaya gelebilmiştir.
turizmgazetesi
DEVAMI>>>>
|
|
|
|
|