| Her
yıl 3-9 kasım tarihlerinde kutlanan etkinliktir. bu tarihte bağış
yapmak isteyenler törenle ssk Samatya ve Gültepe devlet hastaneleri
bahçesinde bir araya gelerek ihtiyacı olanlara ellerindeki fazla
böbrek, dalak, ciğer, pankreas ve yağları verirler.
günün anlam ve önemini belirten konuşmalarda bağış yapmanın
dinimizdeki ve toplumumuzdaki yeri konulu açıklamalar yapılır,
vatandaş bilgilendirilir.
Organ Nakli Nedir ?
Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak
derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan
yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ
nakli denilir.
Hangi Organ ve Dokuların Nakli
Yapılmaktadır?
Ülkemizde nakli yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp,
akciğer, pankreas ve ince barsaktır, Nakli yapılan dokular ise; kalp
kapağı, kornea, kemik, kemik iliği, deridir.
Böbrekler sağ ve solda olmak üzere iki tanedir. Dakikada 1 litre
kanı süzerek vücudu zararlı maddelerden temizlerler. Ancak bir çok
sebepten böbrek dokusu zarar görerek işlevini yapamaz hale
gelebilir. Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin %60'ını oluşturan
kronik iltihabi durumda böbrekler fonksiyonlarını kaybederler. Bu
durumda böbrek nakli gerekir.
Kalp kasını tutarak harap eden hastalıklarda kalp görevini
yapamamaktadır. Bu hastalar nakil olmaz ise çok kısa sürede
hayatlarını kaybetmektedir ve ancak kalp nakli ile yaşamaları
mümkündür.
Karaciğer karın boşluğunun sağ tarafında yer alır. Karaciğer
hücrelerinin tahrip olduğu, siroz, kronik sarılık, karaciğer kanseri
gibi tıbbi tedavinin başarısız kaldığı hastalıklarda karaciğer nakli
tek çözüm olarak ortaya çıkmaktadır.
Organ Nakli Kimlerden Yapılır?
Organ ve doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki
şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
- Kadavra donör (verici):
Trafik kazası, kurşunlanma, beyin
kanaması vb. nedenlerle yoğun bakımda tedavisi devam ederken,
beyin ölümü denilen geri dönüşümsüz beyin hasarı gelişmiş
hastaların organları bağışlandığı takdirde bunlar kadavra donör
olarak tanımlanmaktadır. Böbrek, karaciğer, pankreas, kalp,
kalp kapakları, kornea kadavradan nakillerde kullanılmaktadır.
- Canlı donör:
Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın
akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında
bulunabilmektedir. Bunlar canlı donör olarak
tanımlanmaktadır. Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil
yapılabilen organlardır.
Beyin Ölümü Nedir?
Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının irreversibl (geri
dönüşümsüz) olarak kaybolmasıdır. Beyin ölümü gerçekleşen kişide
solunum ve dolaşım ancak yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi
destek makinelerine bağlanarak sürdürülebilmektedir. Solunum ve kalp
atımları yapay olarak sürdürülebilirken, beyin fonksiyonları yapay
olarak sürdürülemez. Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü
kabul edilir. Yoğun bakım ünitelerinde verilen tüm tıbbi desteğe
rağmen ortalama 24-36 saat sonra beyin dışındaki organlar da
fonksiyonlarını kaybederler.
Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün
değildir.
Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör
olarak adlandırılır. Bu donörlerde en kısa süre içerisinde (organlar
fonksiyonlarını kaybetmeden önce) organların alınarak bekleyen
hastalara nakledilmesi gereklidir.
Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat
Arasındaki Fark Nedir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır.
En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam
etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte
ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Beyin ölümünü, çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe,
bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz. Vazodaki çiçek
istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacaktır.
Oysaki saksıdaki çiçek suladığımız müddetçe solmayacaktır.
Dünyada ve Ülkemizde Organ Naklinin
Gelişimi
İnsanda canlıdan ilk böbrek nakli 1947 de Boston da
gerçekleştirilmiştir. İlk başarılı kalp nakli ise 1967
yılında Dr. Christian Barnard tarafından
gerçekleştirilmiştir.
Türkiye'de ilk kez 22 Kasım 1968 de Ankara Yüksek İhtisas
Hastanesinde Dr. Kemal BEYAZIT tarafından kalp nakli yapılmış
ancak hasta kaybedilmiştir. İlk başarılı organ nakli ise 3 Kasım
1975 yılında Dr. Mehmet HABERAL ve ekibince Hacettepe
Üniversitesi Hastanesi'nde bir anneden oğluna yapılan canlıdan
canlıya böbrek nakli olmuştur. Bunu 1978 yılında aynı ekibin
kadavradan yaptığı ilk böbrek nakli izlemiştir.
2004 yılı Ekim ayı itibarıyla Ülkemizde 12 Kalp
Nakli Merkezi, 17 Karaciğer Nakli Merkezi, 25 Böbrek
Nakli Merkezi, 21 Kemik İliği Nakli Merkezi ve 11 Göz
Bankası mevcuttur.
Ülkemizde yeterli donanıma sahip nakil merkezleri ve deneyimli
bilim adamları olduğu halde, organ bağışının yetersiz olması
sebebiyle nakil sayıları yetersiz kalmaktadır.
Bazı ülkelerde 2003 yılında milyon nüfusa düşen kadavra donör
sayısı aşağıda görülmektedir:
Organ Bağışı Nedir?
Kişi hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona
erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için
kullanılmasına izin vermesidir.
Organ bağışında bulunan kişinin organlarının hangi durumda ve
nasıl alınacağı
2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında
Kanun da açıkça belirtilmektedir.
2238 sayılı yasaya göre on sekiz yaşından büyük ve akli dengesi
yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü
bağışlayabilir.
Bağışlanan Organlar Kimlere Nakledilir?
Organ alacak hastalar öncelikle kan grubu ve doku grubu uyumuna,
yaş, boy, kilo gibi kriterlere ayrıca tıbbi aciliyet durumuna göre
belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz.
Organ Bağışının Dini Yönden Sakıncası
Var mı?
Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Büyük dinlerin çoğu
organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,
3.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz
olduğunu açıklamıştır. Bu kararda;
- Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati
bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının
mesleki ehliyet edilmesi,
- Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor
kararının olması,
- Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu
sırada ölmüş olması,
- Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş
olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla
yakınlarının rızasının sağlanması,
- Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret
alınmaması,
- Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan bu
nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir.
Yine aynı kararda "organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve
fenalıklardan kendisi sorumludur" denilmektedir.
Kuran-ı Kerim'de de "kim bir insana hayat verirse onun
tüm insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı" beyan
olunmaktadır (Maide suresi, ayet 32).
Organ Bağışı Nereye ve Nasıl Yapılır?
- Sağlık Müdürlüklerinde,
- Hastanelerde,
- Emniyet Müdürlüklerinde (Ehliyet Alımı Sırasında),
- Organ Nakli Yapan Merkezlerde,
- Organ nakli ile ilgilenen Vakıf, Dernek vs. kuruluşlarda
organ bağışı işlemi yapılabilir.
Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağışı kartını iki tanık
huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir.
Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar
etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından
yararlı olacaktır.
Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima
yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme
olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.
Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını
taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.
Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon
Sistemi
Ülkemizde organ ve doku nakli hizmetleri, 1979 yılında yürürlüğe
giren,
2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında
Kanun ile yürütülmektedir.
Ancak, organ ve doku nakli hizmetlerinin yürütülmesine dair yeni
yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu amaçla,
Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği hazırlanmış ve bu
Yönetmelik 1 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
(07.03.2005 tarih ve 25748 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Organ
ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik ile bu yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik
yapılmıştır)
Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda ve denetiminde "Ulusal
Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi" kurulmuştur.
Ulusal Koordinasyon Sisteminin yürütülmesi amacıyla Bakanlığımız
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı olmak üzere; Ankara'da
Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi (UKM) ile,
Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana
ve Kayseri İllerinde Bölge Koordinasyon Merkezleri
kurulmuştur.
Ülke genelinde herhangi bir hastanede organ bağışı
gerçekleştiğinde hastanede görevli organ nakli koordinatörleri
Ulusal Koordinasyon Merkezine bildirmektedir. Bu merkez, donörün
(verici) organ ve dokularının ülke genelinde nakil beklemekte olan
hastalardan aciliyet ve organ uyumu kriterlerine göre en uygun
hastanın bulunduğu Organ Nakli Merkezine gönderilmesini
sağlamaktadır.
“Cana
Can Katın, Organ Bağışlayın” |